
Fizik tedavi denildiğinde akla ilk olarak egzersiz, manuel terapi ve çeşitli fizik tedavi uygulamaları gelir. Oysa iyileşme yalnızca dışarıdan yapılan uygulamalarla değil, vücudun içeriden kendini onarma kapasitesiyle de yakından ilişkilidir.
Bu noktada son yıllarda adı daha sık duyulan desteklerden biri laktoferrindir.
Laktoferrin, vücudumuzda doğal olarak bulunan bir proteindir. Özellikle anne sütünde, tükürükte, gözyaşında ve bağışıklık sistemimizin bazı hücrelerinde bulunur.
En önemli özelliklerinden biri, vücudun doğal savunma sisteminin bir parçası olmasıdır.
Laktoferrin üzerine yapılan çalışmalarda özellikle;
gibi etkiler araştırılmaktadır.
Kas, eklem veya bağ dokusunda bir yaralanma olduğunda vücutta doğal olarak inflamasyon gelişir. Bu aslında iyileşmenin bir parçasıdır. Ancak inflamasyonun uzun sürmesi veya fazla olması toparlanmayı zorlaştırabilir.
Laktoferrin, vücudun bu inflamatuar yanıtını dengelemeye yardımcı olabilecek doğal moleküllerden biri olarak dikkat çekmektedir.
Bu nedenle özellikle kas-iskelet sistemi sorunları ve spor sonrası toparlanma dönemlerinde destekleyici olarak araştırılmaktadır.
Yoğun egzersiz sonrasında kaslarda küçük hasarlar ve oksidatif stres oluşabilir.
Bazı araştırmalar laktoferrinin kas dokusunun yenilenme sürecini ve kas hücrelerinin toparlanmasını destekleyebileceğini göstermektedir.
Bu nedenle yoğun spor yapan kişilerde veya yaralanma sonrası rehabilitasyon döneminde laktoferrin ilgi gören desteklerden biridir.
Fizik tedavi sürecinde yalnızca kas ve eklemler değil, kişinin genel sağlık durumu da önemlidir.
Özellikle uzun süren rehabilitasyon dönemlerinde bağışıklık sisteminin güçlü kalması iyileşme sürecini olumlu etkileyebilir.
Laktoferrinin doğal bağışıklık sistemi ve mukozal savunma üzerindeki etkileri bu açıdan da önem taşımaktadır.
Laktoferrin;
bağışıklık desteği, inflamasyonun dengelenmesi, oksidatif stresin azaltılması ve doku onarımının desteklenmesi
gibi özellikleri nedeniyle fizyoterapi ve rehabilitasyon süreçlerinde üzerinde çalışılan doğal desteklerden biridir.
Ancak unutulmamalıdır ki hiçbir destek ürünü fizik tedavinin, egzersizin veya hekim tarafından önerilen tedavinin yerine geçmez.
En iyi sonuç, doğru rehabilitasyon programının uygun beslenme ve doğru desteklerle birlikte yürütülmesiyle elde edilir.